17 Nisan 2010 Cumartesi

iLuv iPod

... kendinden öylesine emindi ki. Kurduğu cümleler yerli yerinde, başı dik. Ben diye başlayan cümlelerinde daha bi' hızlı savuruyordu saçlarını. Öyle ya,Tanrı dağları ona yarattırmıştı. Bulutların üzerindeki keyifimi bozmaya yetecek kadar gevezeydi. Keşke bi kaç dakika sussaydı. O susmak bilmeyen yan koltuk insanı rolünü büyük bir hevesle sürdürürken müzik çalarım aklıma geldi. Bir yandan bayan özgüveni dinlerken bir yandan da açılmamak için bir çeşit yemin eden kulaklığımı çözmeye çalışıyordum. Hafif meşrep bastıran jetlag, susmayan özgüven, çözülmeyen kulaklık, basınca kurban verdiğim sağ kulağım... Homur homur yansımasıyla eşdeğer bir ses çıkararak ..şeyy aaa ben biraz müzik dinleyebilir miyim acaba diye sorduktan sonra '' tabiii kiii'' diye içine bolca i harfi yerleştirilmiş bir tepki aldım. Mutluydum. Müzik çalarımın pilinin bitik olduğunu idrak ettiğim an yine mutsuz oldum, tekrar homurdandım.
Çıkarmadım kulaklıkları. 
Kendimi dinledim, daha bi mutlu oldum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bılog Bılog

Alem-i Seyir